Blog

Pandemiden Sonrası: Sürdürülebilir Bir Gelecek

Pandemiden Sonrası: Sürdürülebilir Bir Gelecek

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp

Günlük koşturmalarımız arasında o kadar yoğunuz ki, insanlık olarak nereye koşuyoruz durup bakmaya zamanımız kalmıyor. Belki de hayatımızı veya insanlığın nereye gittiğini ancak büyük sıkıntılarla karşılaşınca sorguluyoruz. Aynı bugünlerde olduğu gibi. Akut bir problemle karşı karşıya olduğumuzda düşünüyoruz neler oluyor diye ancak dünyamız bugün yaşananlar olmasa da birçok kronik sıkıntı ile karşı karşıya. Kendi yarattığımız sıkıntılar tüm bunlar, yanlış anlaşılmasın. Sürdürülebilir bir dünya istiyorsak sürdürülebilirlik ile ilgili konuşmaktan fazlasını yapmalıyız. Sürdürülebilir olmayı nasıl sağlayacağımızı anlamanın ön koşulu ise kararlarımızın uzun vadeli etkilerini algılamaktan geçiyor.

Covid-19 olmasaydı da aslında dünyanın gittiği noktada insanlık olarak bizi bekleyen önemli problemler vardı. Nasıl bir gelecek kuracağımız bu sıkıntıların azalıp artmasını doğrudan etkileyecek. Bir yandan yapay zekâ verimlilik adına önemli çözümler sunuyor. Kariyer açısından baktığımızda ise birçok beyaz yaka işi yakın bir gelecekte bilgisayarlar tarafından yapılacak. Üretim için insana daha az bağımlı olunacak. Peki insanlar bundan nasıl etkilenecek? Daha az çalışarak daha fazla refah içerisinde mi yaşayacağız yoksa artık sistem için gerekli olmayanlar sefalet içerisinde mi yaşayacak? Eğer öyle olursa bu refah içerisinde yaşayanlar için bir tehdit unsuru mu olacak? Hep birlikte daha mutlu yaşayabileceğimiz sürdürülebilir bir sosyal doku inşa edebilir miyiz?

Diğer yandan son yüzyılın miti, ekonomik büyüme doğayı yok ediyor. Peter Senge’in bir seferinde dediği gibi insan yapımı sistemlerin atıkları var, doğal sistemler ise atık bırakmıyor: bir sistemin çıktısı diğer bir sistemin girdisi oluyor. Endüstri 4.0’ı nasıl tanımlayacağız?  Bugüne kadar anladığımız şekliyle verimliliği arttırmak üzerine mi, yoksa doğayla dost sistemler geliştirmek üzerine mi? Paradigmalarımızı ve mitlerimizi değiştirmemiz gerekiyor. Bugüne kadar başarı dediğimiz şeyi sağlayan düşünme şeklimiz, uzun vadede yarattığımız felaketleri algılamamıza engel oldu.

Holistik düşünebilmek, hem doğayla hem de birbirimizle olan karşılıklı bağlılıklarımızı daha iyi anlayabilmek ve kararlarımızın uzun vadeli etkilerini hesaba katabilmek sürdürülebilir bir dünya için hayati yetkinlikler aslında. Sosyo-ekonomik model üzerine oyunlaştırılan T&T Simülasyonlarımız işte bu amaç için ideal çözümler sunuyor. Sadece birer iş simülasyonu olmasının çok ötesindeler. Stratejik düşünme becerilerinin sınırlarını zorluyorlar. Başka simülasyonlarda karşılaşmayacağınız kadar karmaşık dinamikleri yönetmeyi kolayca öğrenebiliyorsunuz. Nasıl mı? Bu konuda eşsiz bir beceriye sahip olan sanal yardımcımız ZACH AI, duruma özel geri besleme sağlama konusunda harika. Saniyeler içerisinde yönettiğiniz sanal şirketin tüm dinamiklerini analiz edip, size kendinizi geliştirmeniz için geri besleme sağlıyor. ZACH AI’nin bu becerisi eğitim fasilitatörlerimizin tecrübesi ile birlikte sizin için eşsiz bir deneyim yaratıyor. Biz de size ve şirketinize arzu ettiğiniz geleceği yaratma konusunda sıra dışı bir katkı sağlıyoruz.

Share on facebook
Share on twitter
Share on linkedin
Share on whatsapp